YAZIK OLDU LEYLA GENCER’E

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » YAZIK OLDU LEYLA GENCER’E
Paylaş
Tarih : 05 Şubat 2015 - 20:23

Abraham Maslow’un İnsan Motivasyonunun Teorisi adlı çalışmasına  göre insanın kendini gerçekleştirmesi belli aşamalardan geçerek mümkünleşir. Maslow’a göre bunlar:

1-Fizyolojik ihtiyaçlar (yeme, içme vb)

2- Güvenlik (barınma, emniyet)

3- Sosyalleşme(aile kurma, dostluklar vb)

4-Saygınlık (toplum tarafından kabul görme, eğitim)

5- Kendini gerçekleştirme (estetik, sanat)

Maalesef beşinci aşamaya herkes ulaşamaz bu  aşamaya ulaşmak için kişinin kendi potansiyelinin farkına varıp dış dünyanın ne düşündüğünü önemsemeden özgürce düşünmesi ve bu düşünceleri dışa vurması  gerekir. Biz bunu yapabilenlere sanatçı diyoruz. Herkes sanatçı olamaz ama özgür beyinler estetik anlayışlarını geliştirerek sanatı ve sanatçıyı anlayabilirler. Yani sanatın, sanatçının ve sanattan anlamanın  olmazsa olamazı özgürlüktür. Tam da bu nedenle iktidar sanata ve sanatçıya karşıdır çünkü sanatın karşılığı özgürlüktür.

Sanattan yoksunluk demek; kişileri belli kalıplara göre düşünmeye zorlamaktır. Yaratıcılığımızın yok edilmesidir. Yaratıcılığımız yok olduğunda ilerlememiz, üretimimiz de sıradanlaşır. Dünya ile rekabet gücümüz de yok olur. Ülkenin geleceği ve rekabet gücü için özellikle çocuklara küçük yaşlardan itibaren sanat eğitimi verilmeli ve sanatsal faaliyetler izletilmeli, dinletilmelidir.

Opera ve bale  insan ruhunu en üst düzeyde besleyen, içinde estetiği, müziği, görselliği barındıran sanatlardır. Opera izlemek/dinlemek  kendini gerçekleştirme boyutunda en üst basamaktır. Bilir misiniz, Çankırı’da bile 1938 yılında opera vardı Atatürk’ün emriyle Çankırı’ya yaptırılan Halkevi Tiyatrosu’nda opera oynanması için orkestra çukuru bulunuyordu. Şu anda mahzun bir halde hakkında verilecek kararı bekleyen AKM, beş yıl öncesine kadar opera ve bale severlerin ruhlarını beslediği yerdi. Kadıköy Belediyesi’nin 2007 yılında Süreyya Sineması’nı- nitelikleri tam olmasa da – operaya dönüştürmesiyle sanat severler butik de olsa bir operaya kavuştu.

Şu anda,15 milyonluk şehirde gerek akustiği, gerek dönen sahnesi gerekse orkestra çukuru ile uluslararası standartlara uygun tek opera var. Bakırköy’deki Leyla Gencer Opera Binası, gel gelelim opera dışında her amaçla kullanılıyor. Şu yoklukta  sanatın ve sanatçının  tırpanlandığı bu dönemde ne yazık ki Leyla Gencer Opera Binası siyasi toplantılardan, anma törenlerine, halk konserlerine kadar çok amaçlı salon haline getirildi. Sanırım kültür merkeziyle operanın ayırdına varılamıyor. Dünyanın hiçbir yerinde operalar bu şekilde kullanılmaz. Bakırköy Belediye Başkanı ahbap çavuş ilişkileriyle bulduğu danışmalar yerine iyi bir sanat danışmanı bulsaydı da İstanbullular da gerçek bir opera binasında, opera izleme/dinleme şansını yakalasalardı.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Oyların ne kadarı emanet ve hükümet nasıl kurulacak?
Oyların ne kadarı emanet ve hükümet nasıl kurulacak?

  Bir genel seçimi daha geride bıraktık. CHP’nin tek başına oylarını yükseltmesi AKP’nin hükümeti

Bir Koşu Devrim Deniz- Yusuf-Hüseyin
Bir Koşu Devrim Deniz- Yusuf-Hüseyin

(‘68’DEN ‘78’E BİR KOŞU DEVRİM) DENİZ-YUSUF-HÜSEYİN Esat Korkmaz   ‘68 Ruhu’nda sistemin doğasına

Bir Adım Daha
Bir Adım Daha

Farkında mısınız? İşten ,okuldan gelirken, alış-verişe giderken otobüste, vapurda gözlerini yatırıp uzaklara dalan gencin sizinle