CHP Yİ KİMLER ELEŞTİRİYOR?

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » CHP Yİ KİMLER ELEŞTİRİYOR?
Paylaş
Tarih : 26 Mart 2015 - 13:37

a) Kimler Eleştiriyor?
Sorunun cevabı çok basit. Kim eleştirmiyor ki! Rakip partilerin eleştirisine, siyasetin doğası gereği deyip geçelim. Cumhuriyetçi veya cumhuriyet karşıtı yazarlar, profesörler, TV sunucuları, spor spikerleri, hava raporu sunucuları, “araştırmacı” anketçiler, taksici, garson, işçi, köylü, memur, emekli, emeksiz.. Kısaca yoldan geçen herkes eleştiriyor.
En kolay tercih çoğunluğun tercihidir. Genellikle güçlünün (zorbanın) tercihini ifade eder çoğunluk tercihi. Böylece hem tepki göstermiş, hem de yalnız kalmamış olursunuz.
Asıl eleştirmeniz gerekeni – zalimi- eleştirmek önce karakter, sonra da doğal olarak cesaret gerektirir.
Korkaklar tarih boyunca zalimlerin en büyük güç kaynağı olmuştur. Zalimler haksızlıklarını, zulümlerini her zaman korkakların teslimiyetleriyle perdelemişlerdir.
b)Hangi Amaçlarla Eleştiriyorlar?
Bu soruyu kaçınılmaz olarak birçok başlık altında irdelemek gerekiyor. Kim hangi amaçla eleştiriyor ve CHP aleyhine algı nasıl yaratılıyor?
Hep beraber bu konuyu irdeleyelim;
I – PARTİ DIŞI
ELEŞTİRİLER
a)Rakip Partilerden Gelen Eleştiriler:
Diğer muhalefet partilerini siyasetin doğası gereği diyip geçelim şimdilik.
İktidar partisine bir bakalım. Öncelikle AKP normal demokratik bir ülkede iktidar olmayı hayal bile edemez. Demokrasinin sağlıklı işlediği ülkelerde AKP’yi yönetenlerin yaptıkları, anti demokratik – gayri hukuki uygulamaları, hoyratlık ve cehalet kokan söylemleri, değil yıllarca, bir gün bile onların iktidarına izin vermez.
Bu nedenle kendisinin alternatifi olan CHP her saniye onların hedefi olmak zorundadır. CHP’nin coğrafyamız üzerindeki tarihi misyonu, AKP’yi iktidar yapanların, AKP’ye yüklediği mecburiyetin sonucudur bu eleştiri – saldırı – ler.
AKP adı altında en cahil kadrolar siyasette desteklenerek çeşitli oyunlarla dindar –mağdur- sisteme karşı çıkanlar gibi propagandalarla halka yutturuldu önce!
Sonra bu propaganda gücü etkisiyle iktidara taşındılar. Sanırım kendileri bile nasıl olduğunu anlamadan bir de baktılar ^^Aaa…! İktidar olmuşuz!?^^ dediler.
Cehaletlerini ve aç gözlülüklerini kullanarak onları öyle suçların suçluları haline soktular ki! Artık isteseler de geriye dönme şansları yoktur.
Onları iktidara mahkûm ettiler. Artık diktatörlükten başka seçenekleri kalmamıştır ülkeyi yönetebilmek için.
İşte normal demokratik ortama dönülmesi halinde yaptıkları vurgun ve soygun dışında, ülkeyi parçalanma noktasına getiren aymazlıklarının hesabını verememe korkusu ve bu korkunun yarattığı kompleksle 24 saat CHP’ye saldırıyorlar.
Normaldir!
Onlar artık, BOP’un oyun kurucularının oyuncağından başka bir şey değildirler.
Hırsla, açgözlülükle sahip oldukları servetlerini ve alacaklarını hesap ettikleri cezalardan kendilerini korumak adına, ülkeyi peşkeş çekmekten başka şansları kalmamıştır. Onlar CHP’ye saldırmaya mahkûmdur.
Bu yüzden utanmazca yalanlarla saldırıyorlar, saldıracaklar.
b)CHP’li Olmayan, Cumhuriyetten ve Demokrasiden Yana Olan Anti Emperyalist Çevrelerden Gelen Eleştiriler:
1- Doğu Perinçek (İşçi Partisi) Grubunun Eleştirileri:
Bu grup sahip olduğu TV kanalı ve yayın organları aracılığı ile 7/24 CHP’ye saldırmaktadır.
Bugün “ulusalcılık” yaygarasıyla çok keskin “Kemalistlik” taslayan bu akım, “68” hareketi ile yola çıkmıştı.
Sonrasında bu grup onlardan ayrıştı. Denizler, Mahirler, İbrahim ve diğer öncü gençlik önderleri, 12 Mart ‘70 darbecileri marifetiyle katledilirken o yoluna devam etti. MARKS’I, LENİN’İ, MAO’YU kullanarak.
“78” kuşağı devrimcilerinin karşısına düşman tavrıyla çıkıp ortamı provoke etti, MAO’yu kullanarak. 12 Eylül bütün devrimci örgütlerini silindir gibi ezdi. O yine ayaktaydı.
Şu anda CHP’yi bölme “görevini” yerine getirmektedir Atatürk’ü kullanarak.
Sözde AKP’ye muhalefet eder görünerek, bütün saldırılarını CHP’ye yöneltip AKP’ye dolaylı hizmetini sürdürmektedir. CHP’yi bölerek Tayyip’in iktidarının sürmesine çanak tutmaktadır.
Onun kayığına binen CHP “kaçkınları” tarih önünde vebal altındadırlar, UNUTMASINLAR…
Bu yapıyla, siyasi (ideolojik) tartışma konusunda edilgen pasif tavırdan çıkılıp, aktif ideolojik (siyasi) tavır içinde olunmalıdır. ACİLEN..!
2-Araştırmacı (Anketçi), Kemalist Geçinen Düzenbazların Eleştirileri:
Dikkat edin! Bazı “ Anket Uzmanları (!)” her seçimden aylar önce “algı oluşturma” anketleri yayınlıyorlar. Bunlardan iktidar borazanı olanları biliyoruz, onları geçelim. Bunlar içinde tehlikeli olan, kendini en sadık Atatürkçü gibi gösterenlerdir. Bunlar sanki CHP’nin iktidar olmasını çok istiyorlarmış da, CHP (Merkez, özellikle Genel Başkan) siyaseti beceremediği için halkın tepki gösterdiği algısını yaratacak şekilde ilan ediyorlar uyduruk anketlerini. Oysa biliyoruz ki bu düzenbazlar, bu Partinin Genel Başkanı kim olursa olsun aynı palavraları gündeme taşıyacaklardır.
Bunlar AKP’nin “Kemalist” görünümlü yandaşlarıdır. Bunlar AKP’ye hizmette açık yandaşlardan daha çok katkı sağladıkları için beslenmektedirler AKP tarafından.
Görevleri; CHP’li kitleleri demoralize etmek, AKP’li ve diğer kafası karışık kitlelere de “Görüyorsunuz! Bu CHP’den bir şey olmaz…” dedirtmektir.
3-Sosyalist Çevrelerden Gelen Eleştiriler:
– Samimiler: Sosyalist toplumculuk ideolojisinin savunucusu olan bu parti ve inisiyatiflerin eleştirilerini ciddiye almalıyız. Onların hakkımızda ileri sürdükleri eleştiri ve sorular samimiyetle cevaplandırılmalıdır.
Çünkü bu partiler, dünyada tarihsel etkileriyle iz bırakmış bir ideolojik hattın savunucularıdır. Onların günümüz siyasi analizleri ile partimizin tespitleri önemli ölçüde örtüşmektedir.
Onlar da tıpkı partimiz gibi, emperyalist oyunlarla ülkemizin nasıl parçalanmaya sürüklendiğini görmekte ve karşı tavır almaktadırlar.
Onlar da ülkemizin saltanat sarhoşu yöneticileri aracılığıyla nasıl sömürüldüğünün ve sömürtüldüğünün farkındadırlar ve karşısındadırlar.
Bu ve daha birçok nedenle onlar, Cumhuriyeti ve demokrasiyi en samimi en çıkarsız savunan vatanseverlerdir. Onları iyi anlamalı ve kendimizi onlara iyi anlatmalıyız. Onlar ülke ve demokrasi mücadelemizin en samimi ittifak unsurlarıdır. Unutmayalım…
– Şaşkınlar: 12 Eylülün gazabına uğramış, işkencelerden geçmiş, hapis yatmış, bunları yaşamasa da o çevrelerin etrafında, yakınında bulunmuş olup onlardan etkilenmiş olan iyi niyetli ama bilgisiz ve deneyimsiz sempatizanlardan gelen eleştiriler var bir de.
– Seksen öncesi yıkmak istedikleri düzen, onlara göre Kemalizm’di. Böyle oluşan şaşkın tahlilin doğal sonucu olarak da devletin uyguladığı cefanın sorumlusu olarak da Mustafa Kemal’i görmek vebali Atatürk’e yıkmak hatası içindedirler. Şaşkınca Atatürk düşmanlığından yakalarını kurtaramıyorlar.
“Yetmez ama evet” diyerek, “orduyla hesaplaşıyor” diyerek, bu iktidar “Demokrasinin önünü açıyor” diyerek günün faşizmine, diktatörlüğüne yağdanlık olmaktadırlar. Zulme karşı direnme cesaretlerini yitirdikleri için, oportünistçe hedef şaşırtıp CHP’ye çatarak, iktidara yamanmaktadırlar.
Bunları ciddiye almamakla beraber yalan ve yalancılıklarını teşhir etmeliyiz.
4-En İncitici “Dostun Gülü” Misali Eleştiriler:
Dostun gülü misali partililerimizi en derinden yaralayan –etkileyen- samimi demokrat yazar ve aydınlarımızdan gelen eleştiriler var bir de.
Onların bütün baskılara rağmen kalemlerini satmayan onurlu gazeteci tavırları, haklı olarak parti kitlemiz tarafından da büyük saygı ve güçlü bir güven duygusu ile sahiplenilmektedir. Dolayısı ile de etkileri o oranda güçlü olmaktadır.
Ne yazık ki! AKP ve diğer sağ partilerin kitlesini oluşturan vatandaşlarımız, bu yazarlarımızı okumamaktadır. Onların en sadık okurları, en çok eleştirdikleri CHP kitlesidir.
Çünkü her şeye rağmen CHP tabanı bilmektedir ki! Bu yazarlarımız bizi eleştirirken kendi çıkarlarını korumak derdinde değildirler. Onlar, eleştirilerini Cumhuriyetin yıkılması demokrasinin yok edilmesi ve ülkemizin parçalanması tehlikesine karşı hissettikleri vatanseverlik endişesiyle dile getirmektedirler.
Onların samimi uyarılarını dikkatle değerlendirmeliyiz.
Aynı zamanda da onlara, partinin genel merkezinden ibaret olmadığını, merkezdeki kurullar dışında iller, ilçeler ve onlarca yıl iktidar olamamış bir partinin milyonlarca üyesinden oluştuğunu ve bu durumun –belki de- dünyada tek örnek olduğunu anlatmalıyız.
Biatı reddeden, demokratik, parti hukukunun emsalleriyle kıyaslanamayacak bir olgunlukta işlediği bir partide, sadece genel merkez kararlarıyla, idealize edilen başarının tabanda oluşmuş yanlışları bertaraf etmeye yetmediğini önce kendimize sonra da bu aydınlarımıza anlatabilmeliyiz.
Onlar haklı olarak sonuçtan yola çıkıp gördükleri eksiklikler, yanlışlar hakkındaki tespitlerini bize ve tüm kamuoyuna ilan etmektedirler. Bu eleştirilerin neden kaynaklandığını tespit ederek önlem almak da elbette biz partililere düşmektedir.
Gelin yazının son başlığında biz parti olarak hangi davranış ve düşünce hatalarıyla bu eleştirilere haklılık kazandırdığımızı irdeleyelim. İrdeleyelim ki önce biz bizi doğru anlayalım. Sonra da yanlışlarımıza karşı ürettiğimiz çözümlerle artık doğrularımızı anlatabilelim.
O halde şimdi de bizden (içerden) gelen eleştirileri –yanlışları- tespite çalışalım.
NOT: Bir sonraki yazıda, “PARTİ İÇİ ELEŞTİRİLER” irdelenecektir.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

hdp
HDP: Hayır Hepimiz Kazanalım

Halkların Demokratik Partisi referandum kampanyasına, ”Hayır,Hepimiz Kazanalım’ sloganıyla başladı HDP Referandum kampanyasına Diyarbakır,

aysegul-terzi-olmeliydin-diyenler-var-188019-5
Ayşegül Terzi: Kendimi hapse atılmış hissediyorum

Ayşegül Terzi’ye otobüste saldıran ve ilk duruşmada tahliye edilen Abdullah Çakıroğlu, sokakta özgürce dolaşırken, Terzi duruma tepkili. Posta’dan Işıl

anne
Cumartesi Anneleri:604.Buluşmada Mehmet Ağar’a Öfke

Cumartesi Anneleri, Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın gözaltında kayıplar ve faili meçhul cinayetlerle ilgili sözlerine tepki gösterdi. Gözaltında