BÜNYEMİZDEKİ İKİ BOMBAYLA YAŞIYORUZ – 1 –

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » BÜNYEMİZDEKİ İKİ BOMBAYLA YAŞIYORUZ – 1 –
Paylaş
Tarih : 23 Mart 2015 - 12:58

Eşitsizliğin, çıkara dayalı gücün ve yönetme faaliyetlerinin başladığı günlerden bu yana insanlık, dur durak bilmeksizin çevresindeki herkesle, her şeyle savaş halinde. Hatta kendisiyle bile..Tüm savaşlara son vermek adına; yani eşitsizliklerin, çıkarın ve yönetme faaliyetlerinin sonlanması, komün al bir gelecek için gerçekleştirilen tüm toplumsal devrimler, amaçlanan hedeflere ulaşmak bir yana, her devrim yeni savaşlara adeta gebelik etmiştir. Zira günümüze kadar gerçekleştirilen tüm devrimler yönetme faaliyetlerini sonlandırmak bir yana, iktidarı ve devleti daha da güçlendirerek özgürlüğün ve eşitliğin yolunu açamamış ve kısır döngü süregelmiştir.
Burjuvazi, Zehir Bir İken İkiye Çıkarmıştır
Burjuvazinin tarih sahnesine çıkarak, egemenliğini kurmaya başlaması ile insanlığın bünyesinde mevcut olan inanç zehrinin yanına bir de milliyetçilik zehri eklenerek, insanlık süreç içinde canlı bombaya dönüştürüldü. Bu bombalar öylesine etkili ki, egemenlerin savaşlar için ürettiği tüm silahları ve bombaları, bünyemizde taşımakta olduğumuz bu canlı bombalarımızın yanında etkisiz kalmakta.
Zira söz konusu bu iki bomba egemenlere karşı kullanılmamakta, aksine ezilen ve sömürülenler bir birlerine karşı kullanmakta, kullandırılmakta. Cumhuriyet öncesi Anadolu halkları tüm renklilikleriyle barış içinde yaşarken, kurulan ulus devlet milliyetçilik zehrini de Anadolu halklarına enjekte ederek herkesi iki saatli bomba taşıyıcısı yapmıştır.
Zamanla (özellikle de günümüz küresel kapitalist çağda) tüm dünya halkları söz konusu bombalarla yaşamaktayız. Bölgemizde ve dünya da barışın yolu insanlığın bu bombalardan kurtulmasına bağlı diye düşünüyorum.
Bombalardan Kurtulmak Mümkün
Ne var ki, büyük insanlığın inancının ve milli duygularının bomba olduğunu fark etmesi kendiliğinden mümkün değil. Aksine kapitalizmin krizi ile bu bombalar adeta mutasyona uğrayıp daha da güçlendiriliyor. İnsanlık önce söz konusu bombalarla yüklü olduğunun ayırtına varması gerekiyor ki, barışın ve özgürlüğün yolu açılabilsin. Ne var ki bu kendiliğinden mümkün değil. Sol, insanlığın bu bombalardan arınmasını sağlamaya yönelik kurumsallaşmaların yaratılmasına öncülük etmesi gerekiyor. Bu çok ta zor değil.
Örneğin; İşçi sınıfının kendiliğinden icat ettiği sendikal örgütlenmesiyle, en azından iş yeri ortamında ve mahallesinde bir birlerine karşı bu bombaları kullanmadıkları bir gerçektir. Bilindiği gibi işçi sınıfı sendikayı dayanışma amacıyla kendileri icat etmişti. Günümüzde, devletin ve sağlı sollu tüm siyasi akımların müdahaleleri ile sendikalar nicelik değişime uğramış olsalar da iş yeri ortamında söz konusu bombaların piminin henüz çekilmediğini görüyoruz.
Sendika Benzeri Örgütleri Yaşam Alanlarında da Kuramaz mıyız?
Burjuva partilerinin komünist ve işçi partileri gibi fabrikalarda örgütlenme perspektifine sahip olmadıklarını biliyoruz. Devletler, iktidarları ile sendikaları sarılaştırsalar da söz konusu bombaların pimini çektirtemiyorlar işçi sınıfına. Komünist ve işçi partileri ise fabrikalarda örgütlenerek, işçi sınıfının birliğini sağlamayı amaçlasalar da aslında böldüklerinin farkında değiller.
Zira bir değil bir sürü parti var solda. Ve bu partiler iş yerlerinde kendi üye ve yandaşlarını örgütleyerek üyelerini diğer işçilere karşı başkalaştırmakta, diğer işçileri ötekileştirmekteler. Zira her parti kendi iktidarı için kendi üyelerinin sendika yönetimlerini ele geçirmesini ister.
Bu nedenle diğerleriyle bir yarış, rekabet oluşur. Her şeye karşın, yani farklı siyasete bölünmüş olsalar da işçi sınıfı yine de bombaların pimini bir birlerine karşı çekmemekteler.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

hdp
HDP: Hayır Hepimiz Kazanalım

Halkların Demokratik Partisi referandum kampanyasına, ”Hayır,Hepimiz Kazanalım’ sloganıyla başladı HDP Referandum kampanyasına Diyarbakır,

aysegul-terzi-olmeliydin-diyenler-var-188019-5
Ayşegül Terzi: Kendimi hapse atılmış hissediyorum

Ayşegül Terzi’ye otobüste saldıran ve ilk duruşmada tahliye edilen Abdullah Çakıroğlu, sokakta özgürce dolaşırken, Terzi duruma tepkili. Posta’dan Işıl

anne
Cumartesi Anneleri:604.Buluşmada Mehmet Ağar’a Öfke

Cumartesi Anneleri, Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın gözaltında kayıplar ve faili meçhul cinayetlerle ilgili sözlerine tepki gösterdi. Gözaltında